Türkiye Gazetesi'nin “Bir derdim var” köşesine gönderdiği mektupla Veli Bayramoğlu adlı okur, engelli vatandaşların toplu taşıma araçlarında karşılaştığı zorluklara dikkat çekti. Bayramoğlu, mektubunda özellikle ücretsiz ulaşım hakkı konusunda yaşanan yanlış anlaşılmalara değindi.
Maaş Engelini Kaldırır Mı?
Bayramoğlu, “Çalışıyor, maaş alıyorsunuz; neden ücretsiz ulaşım kullanıyorsunuz?” gibi sorularla karşılaştıklarını belirterek, bir kişinin memur ya da işçi olmasının ve maaş almasının engelini ortadan kaldırmadığını vurguladı. Kendi deneyiminden yola çıkarak, evden beyaz bastonuyla çıktığında kaldırımda park etmiş araçlar, düzensiz yollar veya rastgele bırakılmış eşyalarla mücadele etmek zorunda kaldığını anlattı. Engelli olmayan birinin on dakikada yürüyeceği bir yere kendisinin bazen iki otobüs değiştirerek ulaşabildiğini ifade eden Bayramoğlu, “Çünkü yol aynı olsa da yük aynı değil” diyerek durumu özetledi.
Tüm şoförleri genellemenin doğru olmadığını da belirten Bayramoğlu, yıllar içinde çok iyi insanlarla karşılaştığını, hatta kendisini karşıdan karşıya geçiren şoför dostları olduğunu örneklerle paylaştı. Bu tür küçük iyiliklerin bazen uzun sözlerden daha değerli olduğunu ifade etti.
Erişilebilirlik ve Eğitim Talebi
Mektubunda erişilebilirlik konusuna da değinen Bayramoğlu, büyük şehirlerde bile bazı otobüslerde sesli durak anonslarının çalışmadığına şahit olduğunu belirtti. Bu sistemlerin görme engelliler için bir konfor değil, bağımsız hareket etmenin temel şartlarından biri olduğunu vurguladı. Nerede olduğunu bilmek ve inecekleri durağı kimseye sormadan takip edebilmenin bir ayrıcalık değil, temel bir hak olduğunu dile getirdi.
Toplu taşıma şoförlerine verilen eğitimlerde engelli bireylerin de söz sahibi olmasının ve yaşadıklarını doğrudan anlatmasının çok faydalı olacağını savunan Bayramoğlu, “Çünkü engelliliği en iyi, onu yaşayan anlatır. Bir saatlik samimi bir sohbet, bazen uzun bir eğitimden daha etkili olabilir” dedi.
Veli Bayramoğlu, beklentilerinin çok büyük olmadığını belirterek, Türkiye'nin her yerinde geçerli ortak bir engelli kimlik ve ulaşım anlayışı, erişilebilir kaldırımlar ve duraklar, eksiksiz çalışan sesli anons sistemleri ve en önemlisi, engelli vatandaşın hakkını anlatmak zorunda kalmadığı bir hayat istediğini dile getirdi. Mesele birkaç liralık otobüs ücreti değil, kişinin kendi ülkesinde engelli olduğu için yeniden mağdur edilmemesidir mesajını verdi.




