Yapay zeka araçları, günlük hayatın vazgeçilmez bir parçası haline gelmekle kalmayıp, kullanıcıların en özel meselelerinde bile danıştığı bir kaynak olma yolunda ilerliyor. Kaspersky’nin Türkiye, Orta Doğu ve Afrika (META) bölgesinde gerçekleştirdiği güncel bir çalışma, bu eğilimi net bir şekilde gözler önüne seriyor. Türkiye'deki katılımcıların yüzde 76'sı, akıllı sohbet botları ve görsel üretim araçları gibi yapay zeka servislerinden faydalandığını belirtiyor. Ancak bu yaygın kullanım, kişisel verilerin korunması ve siber güvenlik açısından yeni soru işaretlerini de beraberinde getiriyor.

Kullanıcılar, yapay zekayı en sık bilgi edinme ve özet çıkarma (yüzde 79) ile metin oluşturma (yüzde 37) amaçlı kullanıyor. Kişisel fotoğrafları düzenleme (yüzde 39), metin komutlarından görsel üretme (yüzde 35) ve video hazırlama (yüzde 29) da öne çıkan diğer kullanım alanları arasında yer alıyor. Araştırma sonuçları, yapay zekanın sadece iş odaklı görevlerde değil, sağlıkla ilgili sorular (yüzde 40), hafta sonu veya tatil planlamaları (yüzde 32) ve beslenme programı hazırlama (yüzde 24) gibi son derece kişisel konularda da danışılan bir mecra olduğunu gösteriyor. Katılımcıların yüzde 42'si ise diğer kişisel meselelerde de yapay zekadan tavsiye aldığını ifade ediyor.

Yapay Zeka Güvenliği ve Doğruluk Endişeleri

Kaspersky uzmanları, bu tür etkileşimlerin kişisel bilgilerin paylaşılmasını gerektirebildiğine dikkat çekiyor. Paylaşılan verilerin üçüncü taraflarca kötüye kullanılması veya siber suçluların eline geçmesi, kişisel gizlilik ve güvenlik açısından ciddi riskler barındırıyor. Ayrıca, yapay zeka tarafından üretilen içeriklerin doğruluğu da önemli bir endişe kaynağı. Türkiye'deki her on katılımcıdan yaklaşık biri, yapay zekanın ürettiği hatalı bilgilerle daha önce karşılaştığını belirtirken, yüzde 30'u yapay zekanın yanıltıcı yanıtlar verebileceğine inanıyor. Kaspersky Orta Doğu, Türkiye ve Afrika Tüketici Kanalı Başkanı Seifallah Jedidi, kullanıcıların yapay zeka hizmetlerinin sınırlarının ve olası risklerinin farkında olması gerektiğini vurguluyor. Jedidi, “Yaygın kullanılan yapay zeka platformlarında bile veri açığa çıkmasına yol açabilecek güvenlik açıkları bulunabilir. Bu nedenle bilgileri farklı ve güvenilir kaynaklardan doğrulamak, kişisel verileri paylaşırken dikkatli davranmak ve yapay zeka yanıtlarını eleştirel bir gözle değerlendirmek gibi dijital alışkanlıklar geliştirmek önem taşıyor” dedi. Uzmanlar, hassas bilgilerin yapay zeka hizmetleriyle paylaşılmaması, hizmetlerin veri işleme politikalarının incelenmesi, üretilen bilgilerin güvenilir kaynaklardan doğrulanması ve sahte yapay zeka hizmetlerine karşı dikkatli olunması gibi önlemlerin alınmasını öneriyor.